Читать книгу «Mozart» онлайн полностью📖 — Büke Aydın — MyBook.
image
cover

© 2012, Can Sanat Yayınları Ltd. Şti.

Resimler: © Internationale Stiftung Mozarteum (ISM)

Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.

1. basım: Dünya Yayıncılık, 2006

Can Yayınları’nda 1. basım: Aralık 2012

E-kitap 1. sürüm Eylül 2014, İstanbul

Aralık 2012 tarihli Can Yayınları'ndan 1. Basım esas alınarak hazırlanmıştır.

Yayına hazırlayan: Faruk Duman

Kapak tasarımı: Ayşe Çelem Design

ISBN 978-975-07-2290-5

CAN SANAT YAYINLARI

YAPIM, DAĞITIM, TİCARET VE SANAYİ LTD. ŞTİ.

Hayriye Caddesi No: 2, 34430 Galatasaray, İstanbul

Telefon: (0212) 252 56 75 / 252 59 88 / 252 59 89 Faks: (0212) 252 72 33

www.canyayinlari.com

yayinevi@canyayinlari.com

AYDIN BÜKE

MOZART

Bir Yaşamöyküsü





BİYOGRAFİ





















AYDIN BÜKE, 1958 yılında İstanbul’da doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Devlet Konservatuvarı Yüksek Bölümü’nden (bugünkü Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı) mezun oldu. Avusturya’daki üç yıllık müzik eğitiminden sonra, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın sınavını kazanarak, bu kurumda flüt sanatçısı olarak çalışmaya başladı. Halen bu görevini sürdürmektedir. 1995-2004 yılları arasında TRT-Radyo III’ te klasik müzik programları hazırladı: Vivaldi’den Beethoven’a, Enigma, Müzik Portreleri, Yeni Kayıtlar, 99’da Andıklarımız, Arya, 2000 Yılında Bach, Operanın Doruğu, Müzikal Sunu. 2003-2010 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi, Sanat Tasarım Fakültesi’nde Müzik Tarihi dersleri verdi. 1998 yılında, Mozart ve Lorenzo Da Ponte’nin ortak çalışmalarını konu alan, İki Dahi Üç Opera adlı kitabı, 2001’de, Bach / Yaşamı ve Eserleri adlı ikinci kitabı çıktı. Mozart’ın 250. Doğum Yılı nedeniyle kaleme aldığı Mozart / Bir Yaşamöyküsü adlı kitap Ocak 2006’da, Müziği Yaratanlar / Barok Dönem (İpek Mine Altınel ile ortak çalışma) 2006 Kasım ayında, Chopin / Tuşlara Adanmış Bir Yaşam 2010 Ocak ayında, Romantizmin Işığı Clara 2012 Nisanı’nda yayımlandı. Çeşitli dergiler için müzik yazıları yazmakta ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde Müzik Tarihi dersleri vermektedir.

Aydın Büke’nin Can Yayınları’ndaki diğer kitapları:

Chopin / Tuşlara Adanmış Bir Yaşam, 2010

Romantizmin Işığı Clara, 2012

Asu’ya

Genişletilmiş üçüncü baskıya önsöz

Bu kitabın ilk baskısını 2006 Ocak ayında yayımlamış ve önsözüne şu cümlelerle başlamıştım:

Müzik tarihinin en çok ilgilendiği bestecilerin başında gelir Mozart. Buna rağmen, özellikle ülkemizde, yaşamı hakkında bildiklerimiz, Tanrı vergisi yeteneği ve “harika çocuk” olarak kazandığı ünle sınırlıdır. Türkçeye çevrilmiş bir yaşamöyküsünü saymazsak, Mozart üzerine yazılmış kitaplar konusunda dünyanın ne denli gerisinde olduğumuz açıkça ortaya çıkar. Bu kitap, bestecinin 250. doğum yılında, dilimize yeni bir başvuru kaynağı kazandırmak amacıyla kaleme alınmış son derece alçakgönüllü bir çalışmadır. Günümüze dek dünyada kabul gören temel Mozart yaşamöykülerinden yola çıkarak, zaman zaman onların farklı bakış açılarına dikkat çekerek, besteciyi elden geldiğince içinde yaşadığı toplumun bir bireyi olarak ele almaya çalışmıştır. Müziğe ilgi duyan ya da bu üstün yetenekli bestecinin yaşamöyküsünü merak eden geniş bir kitleye seslenmek amacıyla yazılmıştır.

Aradan geçen altı yıl boyunca, ne yazık ki dilimizde Mozart üzerine yazılanlar, çeviriler de dahil, neredeyse hiç artmadı. Bu nedenle Can Yayınları bu çalışmayı yeniden basmayı kabul ettiğinde, elimden geldiğince önceki baskılardan daha doyurucu bir hale getirmeye gayret ettim. Öncelikle, kitapta kullandığım Mozart ailesinin kaleminden çıkmış mektupların tümünü, 2006’da genişletilmiş baskıyla yayımlanan Mozart Briefe und Aufzeichnungen başlıklı sekiz ciltlik çalışmadan aldım. Böylece önceki baskılarda yer alan mektupları, bir kez daha orijinalleriyle karşılaştırma ve çevirileri kontrol etme şansım oldu. Bunun yanında Mozart’ın yaşamının son yıllarında dostu Michael Puchberg’e yazdığı mektupların önemli bir bölümü, Leopold Mozart’ın 21 Eylül 1768’de İmparator II. Joseph’e gönderdiği “Şikâyet Mektubu” da, ilk kez bu baskı için dilimize çevrildi. Kısacası mektuplar ve belgeler söz konusu olduğunda, elinizdeki kitap önceki baskılardan çok daha doyurucu bir şekle büründü.

Mektupların bir kısmının çevirisini yapan Yeşim Tükel Kılıç ve Asuman Karakaya’ya, çeşitli konularda bana yardım eden arkadaşlarım Eren Cendey ve Alp Altıner’e, bu çalışmanın yeniden okuyucuyla buluşmasına olanak sağlayan Zeynep Çağlıyor’a, ayrıca her zaman olduğu gibi bu kez de en büyük desteği gördüğüm sevgili eşim Asu’ya sonsuz teşekkürler…

İstanbul, Eylül 2012

Mon très cher Père!1

Sevgili Constanze’m, Tanrı’ya şükürler olsun, artık gerçekten karım oldu; uzun zamandır sizden beklediğim şeyi ve içinde bulunduğum durumu biliyordu. Bana olan sevgisi öylesine büyüktü ki, hiç çekinmeden ve coşkuyla gelecek yaşamını benim kaderimle paylaşmayı kabul etti. Ellerinizden öper, büyük bir içtenlikle, gönderdiğiniz onay ve kutsamanız için, bir oğlun babasına karşı hissetmesi gerektiği duygularla teşekkür ederim. (…) Sevgili karım, en kısa sürede sevgili kayınpederine bizi kutsadığı için şükranlarını ve sevgili görümcesine, çok değer verdiği dostluklarının gelecekte de devam etmesini dilediğini bildirecek. Evlenme töreninde hiç kimse yok gibiydi; yalnızca karımın annesi ve en küçük kardeşi, ailenin vasisi konumundaki Bay Thorwart’la birlikte yer aldılar. Ayrıca Bay Zetto2 karımın tarafından, Gilowsky3 de benim tarafımdan törene katılanları oluşturuyordu. Nikâhımız kıyılınca karım ve ben ağlamaya başladık. Orada bulunan herkes, rahip de dahil olmak üzere, bu durumdan çok etkilendi ve ağlamaya başladı. (…) Artık sevgili Constanze’m, Salzburg’a gelmek için eskisinden yüz kat daha fazla istekli ve ben de onu tanıdığınız zaman ne denli mutlu olduğuma sevineceğinizi tahmin edebiliyorum. Siz de, akıllı, erdemli, iyi yetişmiş bir kadının kocası için büyük bir şans olduğunu düşünüyorsanız benim duygularımı paylaşacaksınız. (…) Operam4 dün Gluck’un isteği doğrultusunda bir kez daha sahnelendi ve Gluck, eser hakkında bana övgü dolu sözler söyledi, yarın onunla yemek yiyeceğim, gördüğünüz gibi acele etmem gerek. Adieu.5 Sevgili karım ve ben 1000 kez ellerinizden öpüyor, sevgili ablamızı tüm kalbimizle kucaklıyoruz.

Her zaman size sadık oğlunuz

W.A. Mozart6

Leopold Mozart, 1782 Ağustosu’nda oğlundan bu mektubu aldığında, kabul etmek istemese de, Wolfgang’ın artık kendi kanatlarıyla uçmaya başladığını anlamıştı. Zaten aylardır Viyana’dan gelen mektuplar hep aynı istekle noktalanır olmuş, Constanze ile evlenmesine babasının onay vermesi Wolfgang için adeta bir saplantıya dönüşmüştü. Olaylar öyle bir hal almıştı ki, Leopold Mozart hiç istekli olmamakla birlikte ağustos ayı başında onayını oğluna bildirmişti. Aslında tümüyle basit bir formaliteden öteye gitmeyen bu onay, sosyal açıdan evliliğin aile tarafından da kabul edildiği anlamına geldiği için önemliydi. Wolfgang, babasının cevabının eline daha çabuk geçeceğini umduğundan nikâh tarihi olarak 4 Ağustos 1782’yi seçmiş ancak postanın gecikmesi sonucu onay düğünün ertesi günü Viyana’ya ulaşmıştı. Sanki kader, Leopold’un bu onayı gönül rızası olmadan verdiğini vurgulamak istercesine ilginç rastlantılarından birini daha devreye sokmuştu. Her şeye karşın Wolfgang, 7 Ağustos tarihli mektupla mutlu haberi babasına ulaştırmış, Constanze Weber’in karısı olduğunu müjdelemişti. Bu, Leopold için aynı zamanda şu anlama geliyordu: Hiç sevmediği, oğlunu uzak tutmaya çalıştığı Weber ailesinin bir üyesi, tüm yaşamını adadığı Wolfgang’ı elinden almış ve gelini olmuştu. Aslında oğlunun mektuptaki dileklerine katılmayı bütün kalbiyle istiyordu: “Akıllı, erdemli, iyi yetişmiş bir kadının kocası için büyük bir şans olduğuna” yürekten inanıyordu ancak Constanze Weber’in böyle bir kadın olduğundan şüpheliydi. Yanılmış olmayı diliyordu.

Salzburg’u kaplayan yaz sıcağına rağmen birden gözünün önünde soğuk bir kış günü canlanmaya başladı. Yirmi altı yıl önceydi. Ocak ayının sonuna doğru, bir kez daha baba olmanın heyecanı içini kaplamıştı. O günlerde, doğacak çocuğunun hem kendi yaşamına hem de müzik tarihine yepyeni bir yön vereceğini doğal olarak aklının ucundan bile geçirmiyordu. Leopold Mozart 1756 yılının başlarını düşünmeye başladı. Aradan yirmi altı yıl geçtiğine inanmak zordu.

1

. Mozart mektuplarının hemen hepsinde, tarih ve hitap kısımlarını Fransızca olarak yazmıştır. 7 Ağustos 1782 tarihinde babasına yazılan bu mektup, “Çok sevgili babacığım!” ifadesiyle başlıyor.

2

. Doğru yazım Johann Carl Cetto olacak.

3

. Franz Xaver Wenzel Gilowsky, Mozart’ları Salzburg’dan tanıyan Gilowsky ailesinin bir üyesiydi.

4

. Saraydan Kız Kaçırma operası.

5

. (Fr.) Hoşça kal. (Y.N.)

6

. Mozart Briefe und Aufzeichnungen, Gesamtausgabe, cilt III, s. 218, 219, Editörler: Wilhelm A. Bauer, Otto Erich Deutsch, Joseph Heinz Eibl, Deutscher Taschenbuch Verlag, 1962, Genişletilmiş Baskı 2005.

1756-1782

1756-1763

Bir dâhinin babası: Leopold Mozart

27 Ocak 1756 günü, saat 20.00 sıralarında, Salzburg’da Getreidegasse’deki dokuz numaralı evin üçüncü katında oldukça zor geçen bir doğumun ardından, o günün koşullarına göre sağlıklı kabul edilebilecek bir erkek çocuk dünyaya gelmişti. Baba Leopold Mozart, karısı Anna Maria’nın yedinci hamileliğinin onu iyice yıprattığının farkındaydı. Üstelik dokuz yıllık evlilikleri boyunca gerçekleşen bu doğumlardan yalnızca biri, çiftin çocuk sahibi olma mutluluğunu tatmasına olanak sağlamış, diğer bebekler ya doğumun hemen ardından ya da kısa bir süre sonra yaşama veda etmişlerdi. 30 Temmuz 1751 tarihinde, karısının dördüncü hamileliğinde dünyaya gelen kızları Maria Anna Walburga’dan sonra bu bebeğin de sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmesi Mozart çiftinin en büyük dileğiydi. Doğumun ertesi günü, 28 Ocak 1756’da, kent katedralinde vaftiz edilen bebeğe, “Johannes Chrysostomus Wolfgangus Theophilus” ön adları verilmişti. İlk iki isim, doğuma rastlayan 27 Ocak, Aziz Johannes Chrysostomus’ un7 “isim günü”8 olduğu, üçüncüsü, bebeğin dedesi Wolfgang Nikolaus Pertl’a atıfta bulunmak için seçilmişti. Theophilus ise bebeğin vaftiz babası Salzburglu tüccar Johann Pergmayer’in ön ismi olarak kayıtlara geçmişti. Sonraki yıllarda “Theophilus” adı, önce Almanca karşılığı “Gottlieb”e (Tanrı’nın sevdiği), ardından da sözcüğün Fransızcası “Amadé”ye dönüşecek, müzik tarihi bu bebeği XIX. yüzyıldan sonra “Wolfgang Amadeus Mozart” olarak anacaktı. Leopold Mozart oğlunun vaftiz töreninin ardından Salzburg’daki olağan yaşamına dönmüştü; 27 Ocak 1756’nın yaşamında bir dönüm noktası olduğunu bir süre sonra anlayacaktı. O güne dek kendi başarılarıyla adından söz ettiren Leopold, gelecek kuşakların gözünde oğlunun babası olduğu için önem kazanacaktı. Aslında Wolfgang’ın doğumuna dek geçen 37 yıllık yaşamı, dönemin şartlarına göre ilginç sayılabilecek olaylarla doluydu.

Augsburg’dan Salzburg’a

Mozart ailesinin köklerine, Güney Almanya’nın Bavyera bölgesindeki Augsburg kentinde oldukça eski tarihlere dek rastlanmaktadır. Her dönemde yoğun bir ticaret hayatına sahne olan kent, özellikle yetiştirdiği iki tüccar aile “Fugger”ler ve “Welser”ler sayesinde, Avrupa’nın ekonomik yapısına yön vermiş, bunun sonucunda siyasi yaşamında da söz sahibi olmuştu. Kentteki en ilginç bölgelerin başında gelen “Fuggerei”, XVI. yüzyıl başlarında yoksullar için yapılmış bir toplu konut alanıydı. 1694’te bu mahalledeki bir evde ölen Franz Mozart, Leopold Mozart’ın dedesiydi. Mozart’lar o zamana dek kentte zanaatkâr olarak çeşitli işler yapmış, aile üyeleri çoğunlukla inşaat işiyle uğraşmıştı. Franz Mozart’ın 1679 yılında doğan oğlu Johann Georg, ilk evliliğini bir ciltçinin dul eşiyle gerçekleştirdiği için aynı mesleği sürdürmüş, onun ölümünün ardından evlendiği ikinci karısından 14 Kasım 1719 tarihinde ilk çocuğu Leopold Mozart dünyaya gelmişti.

Leopold Mozart’ın doğduğu XVIII. yüzyılın başları, Barok dönemin tüm yönleriyle zirvede olduğu bir dünyaydı. Müzik çevresine göz atıldığında, dönemin iki ünlü bestecisi Bach ve Handel9 henüz meslek yaşamlarının ortasında bulunuyordu. O tarihlerde Köthen Sarayı’nda görevli olan Bach, yanında çalıştığı kontun isteği doğrultusunda çalgı yapıtları besteliyordu. Brandenburg Konçertoları, İyi Düzenlenmiş Klavye gibi yapıtların yanı sıra çocuklarının müzik eğitimine katkıda bulunmak için yazılan Envansiyonlar ve Wilhelm Friedemann’ın Nota Defteri başlıklı yapıtlar da Köthen yıllarında ortaya çıkmıştı. Bestecinin ününü perçinleyecek Leipzig dönemine daha birkaç yıl vardı. Bir süredir Londra’ da bulunan Handel ise yeni kurulan Opera Akademisi’nin başarısı için İtalyan tarzı operalarını bestelemeye hazırlanıyordu. Barok dönemin bir başka ünlü müzikçisi Jean Philippe Rameau, ünlü kuramsal yapıtı Traité de l’harmonie (Armoni İncelemesi), 1722’de yayımlandığında Leopold Mozart henüz üç yaşındaydı. Siyasi yönden, mutlakıyetçi kralların gücünün doruğa ulaştığı bir dönemden geçiliyordu. Yüzyılın sonlarında tüm Avrupa’nın yapısını değiştirecek çalkantılar öncesinde, büyük savaşların, tüm kıtayı sarsacak olayların yaşanmadığı bir süreçti. Leopold Mozart’ın yaşamının geçeceği Augsburg ve Salzburg, Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu sınırları içinde kalıyordu.

O dönemde soylu olmayan ailelerin çocuklarının eğitimi için Kilise’nin himayesi en çok tercih edilen yoldu. Maddi olarak fazla bir külfeti olmayan bu süreç, çoğunlukla sonunda delikanlının din adamı olmasıyla sonuçlanıyordu. Leopold Mozart beş yaşına geldiğinde benzer bir süreç onun için de başlamıştı. Evlerinin hemen yanında bulunan, Cizvit tarikatına bağlı St. Salvator Kilisesi bünyesinde eğitim veren okula başladı. Aynı yıl okuldaki bir oyuna katıldı ve yaşamında ilk kez sahneye çıktı. Leopold’un beş yaşındaki sahne deneyimi, okulun tüm öğrencilerinin katıldığı bir toplu gösterinin sınırlarını pek aşmıyordu. Ancak oldukça iyi bir öğrenci olan Leopold Mozart ilerleyen yıllarda da bu tür gösterilere katılmaya devam etmiş, aynı zamanda müzik bilgisini de ilerletmeye başlamıştı.

На этой странице вы можете прочитать онлайн книгу «Mozart», автора Büke Aydın. Данная книга относится к жанру «Современная зарубежная литература». Произведение затрагивает такие темы, как «история музыки», «документы». Книга «Mozart» была издана в 2023 году. Приятного чтения!