Читать книгу «Akıllı yaşama sanatı» онлайн полностью📖 — Baltasar Gracian — MyBook.
image
cover

XXXVII Dağarcığınızda Iğneleyici Sözler Biriktirin ve Bunları Nasıl Kullanacağınızı Bilin

İnsan etkileşiminde ince zarafetin en üstün noktası budur. Bu tür iğneleyici sözler genellikle insanların ruh hallerini sınamak için ortaya atılır ve insan bunlar aracılığıyla birinin kalbinin en derin noktalarını keşfedebilir. Diğer iğneleyici sözler ise kötülük, küstahlık veya çekememezlik ya da ihtirasla zehirlenmiştir. Bunlar beğeniyi ve itibarı anında zedeleyen sert çıkışlardır. Böyle bir sözün gazabına uğrayan çoğu kişi, genellikle astlarıyla veya üstleriyle eriştiği en yakın samimiyet noktasından aşağı yuvarlanır ve aralarındaki ilişki de genel ima ve özel kötü niyet komplosu tarafından sarsılarak, azımsanmayacak bir felaketin darbesini alır. Öte yandan, bazı iğneleyici sözler de iyi yönde etki ederek insanın şöhretini onaylar ve destekler. Ancak bu tür sözlerin sahibi ne kadar hünerliyse, hedef aldığı kişinin de o kadar dikkatli ve ileriyi görebilir olması gerekir. Çünkü kötülüğün bilgisi bir savunma aracı olarak işlev görür ve önceden sezilen bir atış hedefini ıskalamaya mahkumdur.

XXXVIII Kazanırken Bırakmayı Bilin

Bütün iyi oyuncular bunu yapar. İyi bir geri çekilme, cesur bir saldırı kadar başarılıdır. Yeteri kadar veya gereğinden fazla olduklarında, kahramanlıklarınızı gizleyin. Çok uzun süreli şans her zaman şüphe çeker, değişken şans daha fazla güven uyandırır. İçine kekremsi tatlar karışınca, başarılar daha lezzetli bir hal alır. Şans ne kadar yüksek olursa, kayıp düşme riski de o kadar artar ve bir düştünüz mü her şey tepetaklak olur. Şans bazen insana çok iyi davransa da, bu kısa sürer. Talih bir insanı uzun süre omzunda taşırsa daha çabuk yorulur.

XXXIX Bir Şeylerin Olgunlaştığını Fark Edin ve Onların Keyfini Çıkarın

Doğanın tüm eserleri ancak gelişebilecekleri kadar olgunlaşır, sonra da bozulurlar. Pek az sanat eseri artık ilerleyemeyeceği bir noktaya kadar gelişir. Her şeyin keyfini en olgun zamanında çıkarmak, gelişkin bir zevkin özel ayrıcalığıdır. Bu herkesin yapabileceği ya da nasıl yapılacağını bildiği bir şey değildir. Zihnin meyvelerinin bile bir olgunlaşma noktası vardır. Fakat onu değerlendirip kullanabilmek için, öncelikle farkına varmak gerekir.

XL Insanların Iyi Niyeti

Evrensel bir hayranlık elde etmek, bunun da ötesinde, evrensel sevgi kazanmak için gereklidir. Bazı şeyler doğal yaradılışın yanı sıra, uygulamaya da bağlıdır. Birincisi temeli atarken, ikincisi de bu temel üzerine yapıyı inşa eder. Öyle olduğu varsayılsa da, yüce yeteneklere sahip olmak yeterli değildir. İyi bir görüş edindikten sonra, iyi niyeti kazanmak kolay olacaktır. Dostane eylemler dostane hisler üretir. Olumlu işe dört elle sarılmak, iyi sözler sarf edip iyi eylemlerde bulunmak ve sevilmek için sevmek gerekir. Nezaket büyük kişiliklerin politik hilesidir. Önce eyleme, sonra kaleme el atın. Kelimeler kılıcı takip eder ve yazarlar arasında ebedi bir iyi niyet hüküm sürmeye başlar.

XLI Asla Abartmayın

Doğrularla çelişmemek ya da insanların idrak gücünüz hakkında olumsuz fikirlere kapılmalarını engellemek için, büyük harflerle konuşmamaya özen göstermek gerekir. Abartı, insanın bilgisinin veya zevkinin sığlığını gösteren bir muhakeme savurganlığıdır. Övgü merak uyandırır ve arzuya yol açar. Ancak, sonradan ortaya çıkan değer, başta konulan fiyata denk olmazsa (ki genelde böyle olur), beklenti bu aldatmaya başkaldırıp hem tavsiye edilen şeyin, hem de onu tavsiye eden insanın değerini düşürerek intikamını alır. Sağduyulu adam işe daha tedbirli girişerek, sonradan yanılmaktansa işi baştan sıkı tutar. Olağanüstü şeyler nadirdir, bu yüzden sıradan değerlendirmelerle yetinmeyi bilin. Abartmak da bir yalan söyleme yöntemidir. Onun yüzünden ince zevkinize ve daha da önemlisi, sağduyunuza karşı beslenen güveni yitirirsiniz.

XLII Doğal Liderlik

düzenbazlık sanatına başvurmak yerine, doğuştan gelen bir yönetme gücüyle yaşamak üstünlüğün gizli gücüdür. Herkes doğuştan gelen otoritenin gizli gücünü kabul ederek, sebebini bilmeden buna boyun eğer. Bu tür hükümdar ruhlar doğuştan kral ve yaradılıştan aslandır. Onlar etrafa yaydıkları itibar aracılığıyla diğer insanların kalplerine ve zihinlerine hükmederler. Diğer nitelikleri de buna imkân verirse, bu tür adamlar devletin temel itici güçleri olmak için doğmuştur. Tek bir mimikle, diğerlerinin uzun nutuklarından daha fazla şey ifade ederler.

XLIII Azınlık Gibi Düşünün, Çoğunluk Gibi Konuşun

Akıntıya karşı yüzerek hatalardan uzaklaşmak imkânsız, tehlikeye düşmek kolaydır. Sadece Sokrates gibi biri bunun sorumluluğunu alabilir. Diğerlerinin fikirlerinden ayrı düşmek bir hakaret olarak kabul edilir, çünkü bu onları kınamak anlamına gelir. Suçlanan şey ve bunu öven kişiye de bağlı olarak, duyulan tiksinti ikiye katlanır. Gerçeğe sadık kalmak pek az kişiye özgü, hata yapmak ise hem yaygın hem de halka özgüdür. Bilge insanlar kürsülerde söyledikleriyle tanınmaz, çünkü orada kendi sesleriyle konuşmamaktadırlar; kendi içsel düşünceleri o anda dediklerini inkar etse de, yaygın ve hatalı kalabalığın fikrine ayak uydurmaktadırlar. Sağduyu sahibi insanlar çatışmaya düşmez, kendileriyle çatışmaya düşülmesine de çanak tutmazlar. Düşünce özgürdür, ona karşı güç kullanılamaz ve kullanılmamalıdır. Bu nedenle akıllı insanlar sessizliğe gömülürler. Bunun dışına çıksalar da gölgeler ardında konuşur ve bunu çok az sayıda ve uygun insanların önünde gerçekleştirirler.

XLIV Büyük Zihinlerle Duygudaşlık Kurun

Kahramanlarla aynı fikirde olmak kahramanca bir davranıştır. Gizemi ve kullanışlılığı açısından, bu doğanın bir mucizesidir. Kalplerin ve zihinlerin doğal bir yakınlığı vardır. Bu yakınlığın etkileri öyle büyüktür ki, banal cehalet ondan adeta bir büyücülük kokusu alır. Kazanılan itibarı iyi niyet takip eder, bu da zaman zaman şefkate dönüşür. Bu nitelik insanları kelimeler olmaksızın ikna eder ve onları kazanmaya gereksinim duymadan ele geçirir. Bu duygudaşlık kimi zaman aktif, kimi zaman pasiftir, ama her iki durumda da mutluluk verici, buna bağlı olarak da yücedir. Bu lütfu tanımak, ayırt etmek ve ondan yararlanmak büyük bir beceridir. Doğanın bu nimetinden yoksun olan hiçbir enerji yeterli olamaz.

XLV Kurnazlıktan Yararlanın, Ama Onu Kötüye Kullanmayın

İnsanın bundan zevk almaması, hele de asla övünmemesi gerekir. Yapay olan her şey gibi, en çok nefret uyandıran kurnazlık da gizlenmelidir. Dalavere çok gözdedir, bu yüzden herkes iki kat tedbirli olmalıdır. Ama bu tedbirler açık edilmemelidir, çünkü bu daha fazla güvensizliğe yol açar, daha fazla can sıkar, intikam duygusu uyandırır ve hayal bile edemeyeceğiniz kadar büyük kötülükler doğurur. Bir işe tedbirli girişmek, eylemde en büyük avantajdır ve bilgeliğin bundan daha büyük bir kanıtı olamaz. Herhangi bir işteki en büyük hüner, onun ne kadar ustalıkla uygulandığına bağlıdır.

XLVI Antipatilerinizin Efendisi Olun

Herhangi biriyle ilgili bir şey öğrenmeden önce, genelde onun hoşlanmadığımız yönlerini öğreniriz. Kimi zaman doğuştan gelen, ama yine de bayağı olan bu hoşnutsuzluk seçkin kişilere karşı da kendini gösterir. Sağduyu sonunda bu duyguya üstün gelir, çünkü kendimizden daha iyilere karşı duyduğumuz hoşnutsuzluk kadar küçük düşürücü bir şey yoktur. Büyük adamlara sempati duymak bizi de asilleştirirken, onlardan nefret etmek değerimizi düşürür.

XLVII “Namus Meseleleri”nden Kaçının

Namus meselelerinden kaçınmak sağduyunun temel hedeflerinden biridir. Büyük yetenekleri olan insanlarda, uç noktalar birbirinden ayrı tutulur. Böylece bunlar arasına uzun mesafeler koyan bu büyük adamlar, her zaman basiretlerinin ortasında dururlar. Bu sayede uç noktalarından kaçınacak zamanı bulabilirler. Namus meselelerinden kaçınmak, bu meseleler için çözüm üretmekten daha kolaydır. Bunlar bizim muhakeme gücümüzü test ederler; onlardan kaçınmak onlarla başa çıkmaya uğraşmaktan daha sağlıklı olacaktır. Bir namus meselesi bir diğerinin önünü açar ve sonunda bir namussuzluk meselesine dönüşebilir. Doğası gereği ya da milliyetinin etkisiyle bu şekilde davranan ve bu tür zorunlulukların pençesine kolaylıkla düşebilecek adamlar vardır. Fakat mantık ışığında ilerleyen insanlar için bu tür meseleler uzun bir düşünme süreci gerektirir. Namus meselelerine hiç bulaşmamak, genelde bulaşıp da başarılı olmaktan daha büyük bir cesaret gerektirir. Bu duruma hazır olan bir aptal karşısında, insan kendisini ikinci aptal olmaktan koruyabilmelidir.

XLVIII Titiz Olun

Bunun miktarı kişiye bağlıdır. İçsel meselelerde de en azından dışsal meseleler kadar titiz davranılmalıdır. Bazı insanların karakterleri tamamen aldatıcıdır. Kulübe odalarına açılan saray koridorları gibidirler. Onlar sizin canınızı sıksa da, ilk selamlaşmadan sonra hemen konuşmaya başlayıveren bu tür insanlar yüzünden canınızı sıkmanıza gerek yoktur. Onlar Sicilya dikenleri gibi, duydukları ilk iltifatla anında yayılmaya başlar, fakat sessizlik kısa zamanda başarıya ulaşacaktır. Çünkü ardında düşünce çağlayanı olmayan kelimelerin akışı kısa süre sonra kesilir. Başkaları bu tip insanlardan etkilenebilir, çünkü onlar da yüzeysel bir bakış açısına sahiptir. Fakat onların içine bakan ve küçümseme dışında bir duygu uyandırabilecek herhangi bir malzeme bulamayan sağduyulu insanlar böyle kişilerden etkilenmez.

XLIX Gözlem ve Muhakeme…

Bu özellikleri taşıyan insan her şeyi yönetir, onu ise hiçbir şey yönetemez. En gizli derinlikleri anında ortaya koyar. İnsanların dış görünüşlerinden karakter tahlili yapabilir. Bir insanı görür görmez onu anlayıp, en gizli özellikleri hakkında yargıda bulunabilir. Birkaç gözlem yardımıyla, insan doğasının en mahrem yönlerini çözümleyebilir. O her şeyi yoğun gözlem, derin içgörü ve mantıklı bir çıkarımla keşfeder, fark eder, kavrar ve anlar.

L Asla Özsaygınızı Kaybetmeyin,

ya da kendinize fazla aşina olmayın. Dürüstlüğünüzün gerçek standardının kendi sağduyunuz olmasına izin verin. Dıştan gelen onaylamalardan ziyade kendi öz değerlendirmelerinizin sağlamlığına güvenin. Dışsal otoriteye karşı beslediğiniz korku yüzünden değil, kendi öz saygınız için, saygıdan daha önemsiz olan her şeyi bir kenara bırakın. Buna dikkat ederseniz, Seneca’nın hayali eğitmenliğine ihtiyacınız kalmayacaktır.

LI Nasıl Iyi Seçim Yapacağınızı Bilin

Yaşamın çoğu buna bağlıdır. Burada hem sağlam beğeniye, hem de doğru muhakemeye ihtiyaç vardır; çünkü ne zeka ne de çalışma tek başına yeterli değildir. Tercih edilen biri olmak için seçim yapmalısınız ve bunun için de iki şey gereklidir: öncelikle seçim yapabilmek, ardından da en iyisini seçebilmek. Üretken, incelikli bir zekaya sahip, keskin yargıları olan, iyi eğitimli ve iyi gözlem yapabilen, ama yine de seçim yapma zamanı geldiğinde çuvallayan birçok insan vardır. Onlar sanki yanlışı seçmek için uğraşmışlar gibi, her seferinde en kötü seçeneğe yönelirler. Bu nedenle, iyi seçim yapmayı bilmek tanrının en büyük lütuflardan biridir.

LII Asla Iskartaya Çıkarılmayın

Sağduyunun bu önemli hedefinden asla utanılmamalıdır. Bu, gerçek insanlığın, asil bir kalbin göstergesidir; çünkü asalet kolayca ıskartaya çıkarılamaz. Tutkular ruhun kaprisleridir ve onların güçlenmesi sağduyuyu zayıflatır. Hele bir de ağızdan dışarıya taşarlarsa, şöhret de tehlikeye girecektir. Bu nedenle, her insan öyle ya da böyle kendisinin efendisi olmalıdır ki, en şanslı veya en talihsiz şartlar altında bile, hiçbir şey ona soğukkanlılığını kaybettirerek şöhretine gölge düşürmesin, üstünlüğünü göstermesine imkân sağlasın.

LIII Çalışkan ve Zeki Olun

Gayret, zekânın yavaş yavaş düşünüp bulduğunu acilen gerçekleştirir. Telaş aptalların başarısızlığıdır; çünkü onlar can alıcı noktayı bilmezler ve işe hazırlıksız girişirler. Diğer yandan, akıllılar da harekete geçmeyi fazla erteledikleri için başarısızlığa uğrarlar; öngörü düşünüp taşınmayı gerektirir ve geciken eylem genellikle hızlı alınan kararları boşa çıkarır. Sürat iyi şansın annesidir. Yarına iş bırakmayan kişi, her zaman daha fazla yol kat eder. Festina lente6 krallara yakışır bir ilkedir.

LIV Diş Göstermeyi Bilin

Bir tavşan bile ölü bir aslanın yelesini yolabilir. Cesaretin şakası olmaz. İlk gelene izin verirseniz, ikincisine de teslim olmak zorunda kalırsınız ve bu durum böyle sürüp gider. Hakkınızı en sonunda korumak, başında korumuş olmanızdan daha pahalıya mal olacaktır. Yürekteki cesaret fiziksel cesaretin ötesine geçer. Cesaret, gerekli anlarda kullanmak üzere kınında hazır bekletilen bir kılıç gibi olmalıdır. O sizin kalkanınızdır. Yürekteki korkaklık fiziksel korkaklıktan daha alçaltıcıdır. Birçok insan seçkin nitelikleri olmasına karşın, cesur bir yürekleri olmadığı için tatsız tuzsuz hayatlar yaşayıp, sonunda da miskinliklerini belgeleyen mezar taşlarına sahip olmuştur. Bilge doğa, balın tatlılığını ve iğnenin keskinliğini, arının bedeninde birleştirmiştir.

LV Bekleyin

Beklemek, acele ve ihtirastan arınmış, sabırla bezenmiş, asil bir kalbin göstergesidir. Eğer başkalarının efendisi olmak istiyorsanız, önce kendinizin efendisi olun. Fırsatın merkezine ulaşmadan önce feleğin çemberinden geçmek zorundasınız. Akıllı bir ön hazırlık hedeflerinizi ve araçlarınızı olgunlaştırır. Zamanın koltuk değneği, Herkül’ün sihirli değneğinden daha etkilidir. Tanrı da insanı sopayla değil zamanla terbiye eder. “Zaman ve ben, herhangi iki şeye karşı koyabiliriz” diyen kişi büyük bir laf etmiştir. Talih de beklemeyi bileni büyük ödülle karşılayacaktır.

LVI Soğukkanlı Olun

Soğukkanlılık ruhun kaygısız dakikliğinin ürünüdür. Bu canlılık ve uyanıklık sayesinde, hiçbir tehlike ve talihsizlik korkusu insanı ele geçiremez. Çoğu kişi sadece sonunda duvara toslayacağını düşünür; diğerleri ise hiçbir plan yapmadan amaçlarına ulaşırlar. En iyi performanslarını acil durumda sergileyen kişiler çelişkili karakter özelliklerine sahiptir. Onlar rastgele yaptıkları her işte başarılı olan, ancak üzerinde düşündükleri konularda başarısızlığa uğrayan canavarlara benzer. Bir şey onların başına ya hemen gelir ya da asla gelmez. Hız takdir kazanır, çünkü kayda değer bir kapasitenin, muhakeme ustalığının ve sağduyulu eylemlerin kanıtıdır.

LVII Yavaş ve Emin Adımlarla Ilerleyin

Geç olsun da güç olmasın. Süratle yapılan süratle de yıkılabilir. Sonsuza dek yaşamak sonsuz bir hazırlık evresi gerektirir. Sadece mükemmellik işe yarar, sadece başarılar ayakta kalır. Derin bir zekâ ölümsüzlüğün tek temelidir. Değeri yüksek olanın fiyatı da yüksektir. En değerli madenler en ağır olanlardır.

LVIII Etrafınızdakilere Ayak Uydurun

Yeteneğinizi herkesin önünde sergilemenize gerek yok. Gereğinden fazla güç harcamayın. Fazladan güç ya da bilgi harcanmasına izin vermeyin. Becerikli bir şahinci, sadece o anki sürek avına yetecek kadar kuş uçurur. Eğer bugün fazla gösteriş yaparsanız, yarına sergilenecek hiçbir şey kalmaz. Bir köşede, her zaman herkesin gözünü kamaştırabilecek bir yeniliğiniz olsun. Her gün yeni bir şeyler sunmak beklentileri canlı tutar ve kapasitenin sınırlarını gizlemeye yardımcı olur.